Cherreads

Chapter 89 - Ev

Yağmur hafif hafif yağıyordu.

Okul bitmişti.

Toge bugün ilk defa Suko'nun evine gelmişti.

Yol boyunca neredeyse hiç konuşmamışlardı.

Çünkü Toge son günlerde Suko'yu anlamaya çalıştıkça daha az anlamaya başlamıştı.

Suko kapıyı açtı.

"Eve hoş geldin."

Toge içeri girdi.

Ev beklediğinden küçüktü.

Sessizdi.

Garip derecede sessiz.

Sanki yıllardır aynı havayı soluyordu.

Duvarlarda birkaç eski fotoğraf vardı.

Bir kitaplık.

Bir masa.

Ve onlarca defter.

Toge'nin dikkati masanın üzerindeki açık bir dosyaya kaydı.

Üzerinde bir isim yazıyordu.

"Denji ve Reze..."

Toge kaşlarını kaldırdı.

"Bu ne?"

Suko çay koyarken cevap verdi.

"Eski serim."

"Sen mi yazdın?"

"Ben."

Toge dosyayı açtı.

Birkaç sayfa okudu.

"Havası güzelmiş."

Suko omuz silkti.

"Fena değildi."

Bir süre daha sayfaları çevirdi.

Sonra Suko hafifçe gülümsedi.

"Aslında güzel yazmışım."

"Biraz egoistçe oldu."

"Gerçekleri söylemek ego değildir."

Toge gözlerini devirdi.

Suko kanepeye oturdu.

Sonra masadaki sayfalara baktı.

"Yine de..."

Birkaç saniye sustu.

"Şu an yazdığım seri daha iyi."

"Bu seri mi?"

"Evet."

"Neden?"

Suko tavana baktı.

"Çünkü artık karakterleri daha iyi anlıyorum."

Toge anlamadı.

"Karakterleri mi?"

"Evet."

Suko masadaki dosyayı kapattı.

"Eskiden sadece hikâye yazıyordum."

"Şimdi ise hikâyelerin nasıl oluştuğunu görüyorum."

O sırada odanın içindeki hava değişti.

Toge bir anlığına masanın üzerindeki defterlere baktı.

Ve garip bir şey fark etti.

Bazı sayfalarda kendi adı vardı.

Toge.

Kendi adı.

Defalarca.

Kalbi duracak gibi oldu.

"Bu..."

Suko sakin kaldı.

"Ne oldu?"

"Toge ismi neden burada?"

Suko birkaç saniye sustu.

Sonra dosyaya baktı.

"Hm."

"Demek o sayfalar hâlâ duruyor."

Toge'nin nefesi hızlandı.

"Hangi sayfalar?"

Suko ayağa kalktı.

"Pek önemli değil."

Ama Toge için önemliydi.

Hem de çok.

Çünkü o sayfaların bazılarında bugün yaşanan olaylar yazıyordu.

Kelimesi kelimesine.

Yağmur.

Çatı.

Konuşma.

Sessizlik.

Hepsi.

Toge yavaşça geri çekildi.

"Suko..."

"Efendim?"

"Bunları ne zaman yazdın?"

Suko birkaç saniye düşündü.

Sonra cevap verdi.

"Hatırlamıyorum."

Bu cevap Toge'yi daha çok korkuttu.

Çünkü Suko yalan söylüyor gibi değildi.

Gerçekten hatırlamıyormuş gibiydi.

O sırada Suko masadan bir sayfa aldı.

Boş görünüyordu.

Ama Suko bakınca üzerinde yazılar oluşmaya başladı.

Sanki sayfa kendi kendine yazılıyordu.

Toge'nin gözleri büyüdü.

"Suko..."

"Hm?"

"Bu normal değil."

Suko hafifçe güldü.

"Normal diye bir şey olduğundan hâlâ emin misin?"

Odanın içi yeniden sessizleşti.

Pencereye yağmur vuruyordu.

Suko elindeki sayfaya baktı.

Sonra kendi kendine mırıldandı.

"Reze ve Seni..."

"Hâlâ güzel bir hikâye."

Sayfayı kapattı.

"Fakat bu hikâye daha güzel."

"Çünkü burada karakterler sadece yazılmıyor."

Bakışları kısa süreliğine Toge'ye kaydı.

"Sorguluyorlar."

Toge o an nedenini bilmeden ürperdi.

Ve ilk kez aklına çok rahatsız edici bir düşünce geldi.

Ya Suko sadece hikâyenin içindeki biri değilse?

Ya bu hikâyeyi gerçekten o yazıyorsa?

Suko cevap vermedi.

Sadece pencerenin dışındaki yağmuru izledi.

Sanki cevabı zaten biliyormuş gibi.

More Chapters